29 Ekim 2009 Perşembe

Keman,Violin...




Ender olarak ellerim cebimde başıboş dolaşırım,o anlardan birindeydi geçip gitmek üzre olduğum vitrin camın görüp içeri girdim ve yaklaşarak eğilip yakından baktığım,o sayılamayacak kadar çok ses çıkartan aletin üzerinde sadece 4 tel vardı.Gerçi çok eskilerde,yani primitif hallerdeyken 7 teli varmış,sonrasında sırayla 6’ya,5’e ve en sonda 4’e kadar düşmüş tel sayısı…Adı hangi dilde söylenirse söylensin hüzne eşdeğer bir duygu uyandıran bu alete biz keman diyoruz,almanlar geige,Fransızlar violon,İngilizler violin ve İtalyanlar violino…
Kökeni kesin olarak bilinmemekle beraber 14. yüzyılda ilk olarak İtalya da ortaya çıktığı ve Arapların kullandığı rebap tan esinlenerek geliştirildiği yazılıyor kaynaklarda…gerçi Oğuzlarda Kemençe’i guz,Almalarda Fiedel,İngilizlerde Fiddle, İtalya'da Lira da Braci, Fransa'da Viel adlarıyla kullanılan yaylı çalgılar da Keman'ın atası sayılır…
Ben tanık olmadım fakat yine kaynaklardan okuduğum kadarı ile 16.ve 17. yüzyıldaki Keman yapım ustaları Nicolo Amati , Paolo Maggini , Giuseppe Guarneru , Antonio Stradivarius Keman'a son şeklini vermişler.Bugün orkestrada ki önemli enstrümanlardan olan keman ilk olarak 1565 te St.Riggo ve Corteccia'nın eserlerinde yer verilmiştir.Kemanla ilgi gerekli detay bilgileri sanal ortamda veya eskiden olduğu gibi kütüphanelerde bulabilirsiniz ben son olarak,Keman;4 telinin köprüsüne uygulayacağı aşağı yöndeki yaklaşık 7,7 kg.lık güçlü gerilimi taşıyabilecek şekilde yapılmak zorundadır gibi ek bilgi verdikten sonra sizleri aşağıdaki video klibi izlemeye davet ediyorum…

video

3 yorum:

ebruli dedi ki...

slm bager uzun zaman olmuştu senin karaladın bişileri okumayalı..çok uzun hemde..ama etkileyiciydi tek kelimeyle..keman sevmem oysaki sesine tahammülüm yoktur soloysa..ama etkiledi mi ne ? senin hediyen olan gitarı tıngırdattıkça aklıdasın..olacaksın..bilesin.

bagercik dedi ki...

Kaliteli perspektiflerin beğenisini kazanmak her zaman için hoştur...beğninizi kabul ediyorum sevgili ebruli,teşekkürler...

SiYaH MeLeK dedi ki...

bu yazıyı okuyunca aklıma ilk gelen yine senden dolayı..
Farid Farjad *Taghtam Deh*
her zaman kulaklarımdan gitmeyen bir tını..aynı havayı solumak bile müthiş bir duygu..