20 Temmuz 2013 Cumartesi

20 Kasım 2012 Salı

Öylesine bir yürüyüş anı...

Bir deli gökyüzü bugün..
bir uslu ben için...
Yakamdan içeri süzülen yaprak bile arsız benden..
Yağmurun asfalttaki striptizi,
attığım her adıma birer ihanet...
Soyunuk bir yaşamın,
giyinik bir düşü bendeki..
Vitrinlerden gelen her koku,
geceden kalma ağır sevişmeye dair..
Yürümek,sevişmektir bazen,
kırmızı ışıklarda durmak final anı...
yeşil,yeni bir başlangıçtır sevmelere..
Seviyorum seni aşk,
ihanetin fermanımdır ölüme..

12 Kasım 2012 Pazartesi

Yazılamayan şiir nedeni...

Beyaz bir sayfaya bir şeyler karalayabilmek için,
Yaralanmış beyaz bir geçmişten ilham almak gerek..
Yazamıyorsam adına,
Adın hala bende saklı olduğu içindir..
Günün ardından karanlık bir gece gelir.
Işıman henüz solmamışsa,
Bitmeyen bir gündeyim demektir...

4 Eylül 2012 Salı

Bazen...



Bir zaman olur,
koskoca evren bir an'a sıkışır,
O'nun söylediği...
Bir zaman olur,
bendeki koskoca O,
bir cümleye tıkışır,
bana hissettirdiği...
Balık şişeye girsin derim ben,
Rakı zaten bana girmiş...

22 Temmuz 2012 Pazar

An'lık yalnızlıklar...

Çoğulun ortasında huzurlu bir yalnızlık,
Yalnızlığın içinde  çoğul bir enerji...
Kendini sevmek midir yalnızlık,kendine kızmak mıdır çözemedim,
velakin ''bana arkadaşını söyle,sana kim olduğunu söyleyeyim'' diyen eski sesler..
Arkadaşım yalnızlık...
Kalabalıklarda ısrarla aradığım,ben'liğimde bulamadığım yalnızlık...
Bütün yalnızlıklar benim olsun isterken bulabildiğim sadece bir an'lık...
İki yalnız an'ı toplayınca asla yalnız olamayacağım an'lık yalnızlıklar...
Diğer adı nedir yalnızlığın?

7 Haziran 2012 Perşembe

Başlıksız bir yazı...

...Devasa bir metropolün çok katlı ve fakat yere yakın bir yatağının,ağır sevişmesinden kalkarak en yakın sokaktan başlamıştı serseri ruhu gezginliğe...Şehirler dolandı.Bazen kimsesizlerin kasabasında,bazen martıların sahillerinde doldurdu ceplerini,her sevişmeden arta kalan hüzünlerle.Yitik bir sevdayı ararken,elde ettiği tek şeyin yiten başka sevdalar olduğunu bilmeden...Ağır yenilgilerle çıktı bir damla aşk almak adına her defasında bir can vererek girdiği sevmelerden...Sonra bir gün...Tek bir canı kalmışken fısıldadı bir ses kulağına eski bir efsaneyi...''Dön köyüne,bir köylü kız bul,çocuk yap ve mutlu mesut yaşa'' diye...

Şimdi...

Her gece kulağında hesap soran bilinmez başka bir sesin uğultusu...

Son canın,son ana kadar bekleyen benimdi...

27 Mayıs 2012 Pazar

Taa içimden bir ses...

Kendi içimin gezginiyim ben,serseri serseri dolanan...attığım sloganlar beynimin kıvrımlarında ses olur,yüreğime aşk verir...kendi içimdedir kavgalarım,şiddeti bedenimde bir ateş,gözlerimde ışık...bütün fotoğrafların,gülüşlerin kendi içimdedir,duvarlarıma benim astığım...ne sen bendesin,ne ben sende...herşey kendi içimde...olur da birgün çıkış kapılarım sana açılır,o zaman yargıla...şimdi sus...

16 Mayıs 2012 Çarşamba

Günaydın

Metropollerde verilen günaydın dilekleri...ütopik...deniz ve gökyüzü kesişmiyorsa bir yerde...gökkuşağı yoksa...yeşil zirve yapıp maviye ulaşmıyorsa..her solumanın gri betonlara çarpıp yok olduğu,anlamların kaldırım taşlarına kaldığı bir yerde,günaydın denmişse..ne kadar aydınlanabilirsinki?

15 Mayıs 2012 Salı

Sokak..



Uzayıp giden sokak,
beyninin kıvrımları mıdır,kalbinin kılcal hayat yollarımı?
Yürüdükçe yerlere saçılan anılar,
umarsız hüznün kırıntıları...
Bulutlar çoktan bırakmış yükünü ve uzaklaşmış.
Hala ıslak sokak...
Adımlar geçmişe doğru sanki,
yürüdükçe küçülerek...
Gülümser bir çocuk yüzü olana dek yürümek...