10 Mart 2009 Salı

HANSEL VE GRETELCİK

Zaman kimsenin bilemediği bir zamanmış…koccaman ve karanlık bir orman varmış o zamanın tam ortasında…ormanın kenarında da yoksul bir kulübe de bir aile yaşarmış…adam oduncuymuş,gerçi hikaye sonunda görülecek ki adamın kendisi de odunmuş (kadınların her dediği yapılır mı hiç)…biri erkek diğer kız olmak üzre iki çocuğu varmış bu odun oduncunun…erkek çocuğun adı Hansel kız olansa Gretelmiş…üveymiş anneleri…bizim odunun karısı ölünce tekrar evlenmiş…odun modun ama oda erkek işte naparsın…kötü kadının biriymiş bu üvey anne,çok kötü çok…çocuklar gördüğü kötülüklerden dolayı köşelerde falan hep ağlarmış gizli gizli…bizim odunda çok fakirmiş harbiden,ekmek bile getiremezmiş eve,hangi kafayla tekrar evlendiyse artık…ama duygusalmış ta aynı zamanda…hep yav ben çocukları nasıl besleyecem,evi nasıl geçindirecem diye kara düşünürmüş…ve bir gün hayatının hatasını yaparak karısına fikrini sormuş…insan karısına da sorar,danışır tabi ama o gün o kadına en son sorulacak soruyu sormuş,gerçi sormazsa bu hikaye de oluşmayacakmış ve bende kös kös ne yazsam diye düşünecekmişim…neyse fm…demişki yaw taze bayan ben bu çocukları nasıl geçindirecem…kadın sanki dört gözle böyle salakça bir soruyu bekliyormuş gibi,ne düşünüyosun ay odunum,sabah erken götürür ormanın ortasında bırakır ve kurtuluruz,demiş…bizim odun çok büyük bir zeka örneği göstererek demiş ki…nein yapamam,yabani hayvanlar onları parçalar…kadın da budala demiş,yapmazsan burada hep beraber ölecez…kızmış bide herife…çocuklar duymuş tabi bu konuşmayı…Hansel ağabeycim gece herkes uyuyunca çıkmış dışarı ve ceplerine çakıl taşları doldurarak geri gelip yatağına girerek uyumuş…zavallı Gretelse üzgün üzgün uzanıyomuş yatağında…derken sabah olmuş..ve bizim taze bayan gelmiş çocukların kapısına dayanmış…kalkın ula beleşçiler hadin ormana,odun toplamaya dimiş…napsınlar çocuklar kalkıp yola düşmüşler babalarının ardından…Hansel abim arkada yürümeye çalışıyomuş çünkü cebindeki daşları tek tek geçtiği yere atıyomuş…ormanın orta yerlerinden bir yere gelince..çocuklar demiş,oturun şurda ben iki dakkaya odun kesip gelicem…oturmuş bunlar,hemde çok,gece olmuş,karanlık çökmüş ve bizim Gretelcik zırlamaya başlamış korkudan…yandık abey demiş,ne edecez…Hansel tırsma demiş kız kardeşine…ay yükselsin hele buluruz bi yolunu…ve beklediği olunca da tutmuş bacısının elini hadi demiş…sabah gelirken yola bıraktığı taşları takip ederek yürümeye başlamış…ay ışığında çakıl taşları parlıyomuş…zeki plan ama dimi…evet,bunlar gece boyu yürümüşler ve sonunda sabah evlerine varmışlar…çalmışlar kapıyı ve açmış kalleş taze bayan…sinir olmuş tabi,ama bizim odun çok sevinmiş…bir sürse daha beraber yaşamaya devam etmişler…sonra kıtlık falan çıkmış ülkede...bizim odun artık eve ekmek kırıntısı bilem getiremez olmuş…taze karısı her gün başının etini yemeye başlamış,açlıktan değil tabi,çocukları ormanın en uzağına götürüp bıraksın diye…oduncumuzun gönlü el vermiyomuş ama tazeye de gücü yetmiyomuş…ve istemeye istemeye kabul etmiş..bizim ufaklıklar gene duymuş konuşmayı...eee dedik ya yoksul ev…duvarlar bitişik…ahşap,ses gidiyo…Hansel abim gene kalkmış gece taş toplamak için ama kapı kilitli..taze bu sefer faka basmamak için kapıyı kilitlemiş…Hansel abim,yemedi bu sefer diyerek yatağa yollanmış kara kara düşünerek…sabah olduğunda bizim taze sahte bir anaçlık edasıyla az bişi ekmek getirerek hadin demiş gene ormana gidiyonuz…odun toplayacanız…gene yollara düşmüş bizim üçlü…odun en önde,Gretel ortada ve Hansel de en arkada…cebinden çıkardığı ekmek parçasından kırıntılar saçmış gene yola…en ıssız bir yere gelince bizim oduncu odun,çocuklar bi ateş yakın ben biraz dolanıp gelecem demiş gene…bizim çocuklar gene beklemeye başlamış babalarını,gelmeyeceğini bile bile…Hansel abim küçük Gretele cebinde kalan son ekmek parçasınıda yedirmiş ve uykuya dalmışlar gece olsun diye…ve gecenin bir vakti uyandırmış Gretelcik abisini..hadi abi eve gidelim üşüdüm demiş…peki davran demiş abisi…kalkmışlar ve yola koyulmuşlar…yürümeye başlaşmışlar ya ne ekmek kırıntısı varmış etrafta nede başka bişi,meğerse kalleş kargalar yemiş hepsini…Hansel abi ulen yandık demiş içinden ama belli etmemeye çalışmış Gretelciğe…zaten Gretel kızımız az sonra sıcak yatağıma uzanırım edasıyla kaygısız yürümekteymiş…dön dolan dur,bulamamış yolu ağabeymiz…o kadar çok dolanmışlar ki Gretelcik huylanmaya başlamış…eve dönebilecez dimi demiş…tabi demiş Hansel ağabeymiz...içindende yalandan kim ölmüş ki demiş…yürüdükçe ormanın derinliklerine inmişler bilemeden…ve sonunda pes etmiş ağabeymiz…yok bacım dimiş..bizim ekmekleri yimiş kuşlar,kaldık burada…mızmız Gretel hemen zırlamaya başlamış tabi…sus kızım halledecem demeler işe yaramamış…derken bir kuş çıkmış karşılarına cik cik…bunlarda yapacak bişi yok,takip etmeye başlamışlar kuşu…uçmuş kuş bunlar peşinden yürümüüüş…sonunda bakmışlar ormanın ortalarında bir yerde bir alanda bir ev,kuş gitmiş o evin damına konmuş…bunlar yorgun bir heyecanla yaklaşmışlar ev…bide ne görsünler…ev pasta ve çörekten yapılmaymış…evin çatısı bisküvide,pencereleri şekerden...kapısı çikolatadan yapılmaymış….bunlar nasıl sevinmiş nasıl sevinmiş bir görseniz…Hansel abim boyu uzun ya çatıya dadanmış,Gretel bacımda pencereye yanaşmış…bunlar heç doymazcasına abur cubur yerken,evin kapısı açılmış birden…kim açmış kapıyı?? Tabiî ki hikayenin yaşlı,çirkin sesli ve kötü karakteri cadı…
-ay demiş,ne tatlı şeyler bunlar…nerden geldiniz siz bakayım..gelin gelin,içeriye buyurun..korkmayın zarar vermem size falan,dimiş yani…öle dimiş…bizimkiler de şefkat yoksunu tabi,dalmışlar içeriye…aslında bu yaşlı cadaloz çok kötü biriymiş,bu cici evi de küçük çocukları kandırmak ve tuzağa düşürmek için yapmışmış….bizim saflar içeri girince ellerini oluşturmuş cadaloz kadın,elime geçtiler artık,kurtulamazlar,tamda dişime göreler valla demiş içinden…onlara yemekler hazırlamış,çikolatalar,kurabiyeler vermiş…ballı sütler içirmiş…çocuklar o kadar yemişler ki yorgunluğun etkisiyle de hemen uykuya dalmışlar…bizim cadı sabahın erken saatinde girmiş odalarına çocukların ve incelemeye koyulmuş onları,Hansal ağabeyime bakmış çok zayıf öte yandan Gretel bacım inanılmaz tombik ve tatlı görünmüş gözüne…işte bu tam ağzıma layık demiş…hemen kapmış Hansel’i ve kümese kapatmış,kapıyı da sürgülemiş ardından…Hansel uyanmış,bakmış etrafına dimiş yandım ben yandım…bağırmış çağırmış ama kim duyar ki…Gretel'cik uyuyormuş hala…cadı gitmiş onun yanına basmış bir tekme,kalk kız zilli demiş,kalkta su taşı,kümesteki ağabeyine de yemek götür az kilo alsın da yiyeyim onu…ne diyo bu moruk diye içinden geçirmiş Gretel ama bakmış cadının suratı son derece vahşi ve gerçekçi duruyor…hemen zırlamaya başlamış…cadı bide tokat yapıştırmış buna ki zaten pembe yanağı iyice pembeleşmiş…akşama kadar çalışmış,su taşımış,yemek yapmış…Hansel kilo alsın diye bin bir güzel yemek pişirttiriyormuş yaşlı ve çirkin ve kötü kadın ona…akşamları kümese gidiyormuş ve ulen Hansel uzat bakim parmağını kilo almışmısın bakim diyormuş…gözleri pek iyi görmüyormuş cadının çünkü…Hansel abım zayıf mayın ama az buçuk ta zeki…parmağının yerine ince bir dal parçası uzatıyormuş her seferinde…yaşlı ve çirkin ve kötü kadında bunu Hansel’in parmağı sanarak yav buna her türlü zıkımı yedirdik hala kilo alamadı diye düşünüyormuş…fakat bir gün gözü dönmüş açlıktan ve sabırsızlıktan…Gretel'e bağırmış,kalk ve kazana su koy bunun adam olacağı yok,iyice elden gitmeden yiyeyim demiş…çaresiz kalkmış Gretel ve su koymaya başlamış kazana ,bir yandan da dua ediyormuş alladım kurtar bizi diye…zırlamayı kes demiş cadı,doldur kazanı…bir yandan da fırını yakmış kötü kadın…ekmek yapacaz demiş Gretel'e…fırın iyice alev alınca gir bakim fırına demiş,bak bakalım yanmış mı…Gretel fırına bakmış,alev alev ama çirkin kadının baskısıyla tırsa tırsa fırına doğru girmeye başlamış…aslında cadının amacı kızı içeri sokup kapağı kapatıp ve önce onu yemekmiş…Gretel ama ben bu fırına nasıl girilir bilemem ki demiş…cadının o kadar çok acıkmış ve iştahı açılmış ki sersem şey seni demiş,ne var bunda kapağı açacaksın ve kafanı içeri sokup bakacaksın demiş..bak işte böyle diyerek yapmış bu işlemi…emme bizim Gretel uyanıkmış,cadı kafasını fırına sokar sokmaz arkadan itmiş bunu ve içine düşünce de kapağı kapatmış…kötü ve çirkin ve yaşlı kadın nasıl ciyaklamaya başlamış bir duysanız,ama Gretel’cik kulak asmamış buna ve hemen Hanselin yanına koşmuş…açmış kümesin kapısını ve kurtulduk ağabeycim demiş,kurtulduk,cadıyı fırına ittim cayır cayır yanıyor…eve girmişler emin olmak için,ve yokmuş cadı ortalıkta,inanmışlar artık cadının öldüğüne,odasına bakmışlar cadının ve görmüşler ki,oda ağzına kadar altın ve değerli şeylerle dolu,ceplerini tıka basa doldurup koşarak uzaklaşmışlar evden…hep koşmuşlar koşmuşlar nereye gittiklerini bilemeden…sonra bakmışlar uzakta bir ev var,yanaşmışlar eve,bide ne görsünler kendi evleri…kapıyı çalmışlar tak tak heyecan ve sevinçle…babaları açmış kapıyı bunları görünce sarılmış tabi…kurtuldunuz çocuklar demiş hem bizim taze kadın da evden kaçtı artık özgürüz demiş..çocuklar yuppii diye sevinmişler,babalarına ceplerindeki altınları çıkarıp vermişler…babaları da sevinçte kalkmış horon tepmiş…hep birlikte halaya durmuşlar…ya çok mutluymuşlar çok…


Son olarak bir sözümüz var odun erkeklere…kadınları seviniz,okşayınız,anlayınız,dinleyiniz ama asla dediklerini yapmayınız…ve bunu söylediğim için bana kızmayınız

4 yorum:

emel dedi ki...

oyy bi sıkıntı bi sıkıntı böle karşıki toroslar üstüme üstüme gelio sanki tuttum okudum başından sonuna kadar ya bi bakmışım sonundayım

sürüklüosun akıcılığınla sonra akıntından sıyrılabilene aşk olsun aşındıra aşındıra sürüklemeye devam et emi

adamın biri... dedi ki...

Ama bu yazı çocuklar içindi :)

emel dedi ki...

zatiiii Bir küçücük çocuğum ben
Acılar diyarında
Kaldırımlar tanır beni
Yaşarım İstanbul'da
Utanırım söyleyemem
Söyleyemem derdimi
Darılmayın ey insanlar
Ben ararken kendimi ;))

adamın biri... dedi ki...

yürüdüğün yollara,ıslandığın kaldırımlara selamlar sevgili emel..